• TARİH: 22.11.2017
300 Spartalı Değil 800 Osmanlı

300 Spartalı Değil 800 Osmanlı

Efsaneleri uzakta aramaya bayılıyoruz millet olarak ve yabancıların hikayeleri, tarihi bizlere her zaman daha cazip geldi. Bunun aslında birçok sebebi de var. Bunlara bu yazıda girmeye gerek görmüyorum ama efsaneyi uzakta aramaya gerek yok, efsane burada 300 Spartalı değil 800 Osmanlı.

300 Spartalı konusunu herkes biliyordur aşağı yukarı, özellikle 300 Spartalı filmiyle Termofil Savaşını bilmeyen kalmadı diyebiliriz. Özetle savaşçı Spartalılar 300 kişi ile sayısı 100 binlerle ölçülen bazı Yunan kaynaklarında 2-3 milyon kişilik Pers ordusunu 5-6 gün boyunca durdurmayı başarmıştır diye bilinir. Ama aslında pek de anlatıldığı gibi değildir. Zira bu abartı sayıları Heredot’un uydurduğu birçok tarihçinin hemfikir olduğu bir konudur. Yanlış anlaşılma olmaması için belirteyim Yunan tarihini de medeniyetini de çok severim, 300 Spartalı filmini de Termofil Savaşını da her zaman hayranlıkla izlemiş ve okumuşumdur. Ancak ortada abartı var. Birçok kaynak Pers ordusu ile ilgili farklı sayı verir 100 bin diyen de var, Heredot’u aşarak 3 milyon diyen de var, sadece öncü kuvvet 10000-20000 kişi idi diyen de, 300 bin kişilik ordu diyen de vardır. Milyonlarca kişiden ordu olmadığını, o dönemde de olamayacağını ve savaştaki diğer kaynaklara, buluntulara bakarak sayının 100-150 bin arasında olduğu tahmin edilmektedir. Ayrıca Leonidas’ın ordusu da 300 kişi değil 7000 kişiden fazladır. Bunun 12-13 bin olduğunu belirten kaynaklar da vardır, 20 bin olduğunu belirten kaynaklar da vardır ama burada da genel kabul gören, gerçekçi sayı 7000-8000 kişi arasındadır.

Bilinen bir diğer yanlış da 6 gün boyunca Spartalıların direnmesidir. Zira ilk 4 gün Pers ordusu saldırmamış, yoldan çekilmeleri konusunda ve hatta ordularına katılması konusunda Leonidas ve kurmaylarıyla anlaşmak istemiştir. Anlaşma mümkün olmayınca saldırmış ve savaş sadece 2 gün sürmüştür. 2.gün sonunda bir patikadan Leonidas’ın ve ordusunun arkasına geçen Pers ordusu Sparta kuvvetlerini yenmiştir. Sadece son gün Perslerin arkasına dolandığını gören Leonidas ordusunun büyük kısmını göndermiştir ve az sayıda kişiyle kalmıştır ve cesurca can vermiştir.

Termofil Savaşı, Yunan tarihinde çok önemli bir yer tutar ve dünya tarihinde de kendi topraklarını savunan güçlü ve cesur insanların her zaman olduğunu ve olacağını gösterdiği için önemli bir yerdedir. 300 Spartalıyı kesinlikle hafife almamakla birlikte bizim tarihimizde de benzer kahramanlıkların olduğunu bilmeliyiz. Zira birçoğumuz bunlardan haberdar değiliz. İlla filminin yapılması gerekiyorsa maalesef İstanbul’un Fethi bile daha doğru düzgün film halini alamadı.

Tarihimizin en büyük savunma savaşlarından olan, dünya toplumlarına da yakın tarihte cesaret veren Çanakkale Savaşı da bir nevi 300 Spartalıdır. Daha zorudur, daha imkansızıdır ama Türkler bunu başarmış dahası Spartalılar gibi sonunda da kaybetmemiş, o dönemin tiranlarını topraklarından def etmiştir. Bir örnek vererek açıklamak gerekirse bugün ülkemize ABD, İsrail, İngiltere, Almanya birleşmiş bize saldırmış ve doğudan da Rusya bize saldırırken içimizdeki hainler de içeriden saldırıyorlar ve biz bunu savaşı kazanıyoruz. İşte bu kadar zor hatta bahse konu biz Türkler olmasa imkansız diyeceğim ama bugün bile bu bahsettiğim olsa bizler yine ülkemizi savunuruz. Çanakkale Savaşı işte bu kadar büyük bir savaş, bu kadar büyük bir savunma muharebesidir ki o yüzden tüm ezilmiş halklara, özgürlüğü alınmış halklara cesaret vermiştir.

Yine tarihimizde çok küçük ordularla büyük orduları yendiğimiz Malazgirt Meydan Muharebesi olduğu gibi büyük ordularla kaybettiğimiz savaşlar da mevcuttur, mesela Selçuklu’nun kaybettiği Kösedağ Savaşı ve Yıldırım Bayezid’in esir alınmasıyla sonuçlanan Ankara Savaşı. Bu son 2 savaşta Türk orduları rakiplerine oranla bir hayli fazla sayıda olmasına rağmen kaybetmişler ve Kösedağ ile Selçuklu kısmen yıkılmış, Ankara Savaşı ile de Osmanlı yıkılmanın eşiğinden dönmüştür.

Tarihimizde Sırpsındığı Savaşı vardır ki, 8-9 kat büyüklükteki orduyu önüne katıp Meriç Nehrinde boğan Osmanlının kahraman askerlerini tarih kitaplarımızda çok detaylı olmasa da okumuşuzdur. Ama Çanakkale gibi Malazgit gibi hatta ordu sayıları oranı bakımından onlardan çok daha üstün olan bir savaş var ki, Hollywood filmini yapsa sadece ülkemizde 7-8 milyon garanti gişesi olur: Çirmen Savaşı

cirmen-savasi

Çirmen Savaşı

O dönemlerde taze bir devlet olan Osmanlı’nın en gözü pek padişahlarından Murat Hüdavendigar’ın liderliğinde 1371 yılında, bugün bir köy olan Çirmen’de dünya tarihinin en ilginç savaşı gerçekleşmiştir. Sadece 800 kişilik Osmanlı kuvveti tam 70 bin kişilik orduyu bir gecede kahr-u perişan etmiştir. Tam kendisinin 90 katı büyüklüğündeki orduyu yenen bir ordu Osmanlı ordusu ve meşhur komutan Hacı İlbeyi.

1.Murat, Süleyman, Yavuz Selim, Fatih, 2.Abdulhamid kadar tanınmasa da aslında Osmanlı İmparatorluğunun belki de en iyi 2-3 padişahından birisidir. Deha bir asker, cesur bir lider, tam bir kahramandır.

sultan-murad

 Murat Han, babası olan Orhan Gazi döneminde 95.000 km² olan Osmanlı topraklarını sadece 27 yılda 5 katına yani yaklaşık 500.000 km²’ye kadar çıkarmıştır. Murat han, ilk kez sultan ismini kullanmaya haiz padişahtır. Orhan Bey nasıl beyliği devlete çevirmiş ise Murat Han da devleti imparatorluğa dönüştürmüştür. Murat Handan uzun uzun bahsetmeden ufak bir bilgiyi daha vermek lazım bu büyük lider belki de hiç tahta geçemeyebilirdi zira ağabeyi Süleyman Bey’in tahta geçmesine kesin gözüyle bakılıyordu ama Orhan Gazi’nin ölümünden çok kısa süre önce Süleyman Paşa ölünce taht Murat’ın oldu ama Orhan’ın Bizanslı 5.eşinden olan ve kısa bir süre kaçırılan veya ortadan kaybolan o zaman da dış güçlerin eline geçip Bizans İmparatoruna damat olan Şehzade Halil ve özellikle Anadolu’da halktan hatırı sayılır destek alan Şehzade İbrahim de tahta aday oldular. Bizans’ın da desteğiyle Halil ve İbrahim, neyse ki çok büyük sorun olmadan bu büyük devlet adamı tarafından Eskişehir civarında yakalanarak boğduruldu ve Murat’ın dönemi başladı. Murat’ın tahta geçmesi neden önemli derseniz Süleyman Bey, Murat gibi Avrupa’ya akınları desteklemiyordu ama Murat ise tamamiyle yüzünü Avrupaya döndü ve ilerideki Avrupa seferlerinin, fetihlerinin öncüsü oldu ki Avrupa ve Haçlılarla en zorlu savaşlara Murat cesaretle girişti. Ayrıca Anadoluyu tek çatı altında da toplayan Murat olmuştur. Bir kısmını siyasetle, bir kısmını da savaşla olarak neredeyse tüm Anadoluyu Osmanlı mülkü yapmıştır.

1.Murat’ın Osmanlı tarihindeki yeri bambaşkadır ve bu büyük liderin de ölümü diğer 36 padişahtan farklı olarak savaş meydanında oldu ve şehit edilen tek padişahtır.

Kahramanlık Destanı: Çirmen Muharebesi

Çirmen, Yunanistan’ın Doğu Makedonya ve Trakya bölgesinin Evros bölgesel birimine bağlı Orestiada belediyesi sınırlarında bulunan nüfusu 500 civarında olan bir köy, küçük bir yerleşim birimidir. Meriç kıyısında, Bulgaristan sınırına yakın bir bölgede yer almaktadır. Bu konumu sebebiyle Çirmen Savaşı‘na İkinci Meriç Savaşı da denilmektedir.

Murat Han, 1362 yılında tahta geçer geçmez yüzünü Batıya döndü ve hemen 1363 yılında Edirneyi Osmanlıya kattı. Daha sonra şimşek hızıyla ilerleyen Osmanlı orduları Filibe, Gümülcine gibi kentleri ele geçirdi ve İstanbul sınırlarına Çatalcaya kadar dayandı. Bizans’ın ortan kaldırılması belki Fatih Sultan Mehmet’e nasip olmuşsa da bunun alt yapısını 1.Murat sağlamış Bizans’ı İstanbul’a sıkıştırmıştır.

Bu yıllar Balkanlarda Türk korkusunun artık ciddi bir şekilde hissedildiği yıllardır ve Balkan Hristiyanları bu duruma dur demeye hazırlandılar. Papa 5.Urban ve İstanbul’a sıkışan Bizanslılar Sırpları Osmanlıya karşı kışkırttı ve meşhur Sırpsındığı Savaşı ya da Birinci Meriç Muharebesi 1364 yılında gerçekleşti. Bu savaşı Sırp İmparatorluğu, Macar Krallığı, İkinci Bulgar İmparatorluğu, Bosna Prensliği ve Eflak Prensliği’nden oluşan dev ittifak çıkardı ve 1.Murat ve ordusunu Balkanlardan atmaya yemin ettiler.

Meşhur Sırp soylu Mrnjavčević ailesi ve yine meşhur Macar Kralı Lajos’un başı çektiği Haçlı ordusu 10 bin kişilik orduyla rahatça Edirneye yaklaşınca her şeyin çok kolay olacağını düşündülerse de büyük komutan Hacı İlbeyin bir planı vardı, düşman kalabalık neredeyse 8-9 katı fazlaydı. Büyük komutan Hacı İlbey de askerlerinin iki meşale taşımalarını istedi ki sayıca fazla görünmelilerdi ve gece sadece 12000 askeriyle 100 bin kişi üzerine baskın düzenledi. Bu inanmış 12 bin asker çok da fazla çatışma olmadan 100 bin kişiyi önüne kattı ve Meriç’e sürmeye başladı, dağılan, korkan Haçlılar canlarını kurtarmak için kaçarken Meriç’te can verdi.

Sırp, Boşnak, Arnavut tarih kitaplarında ”Çok kara bir gecede kahraman ordumuz Türkleri Balkan topraklarından atmak için sefer sırasında iken verdiği molada, içkilerini içmişler ve de uyumak için çadırlarına gitmişlerdir ama Türk akıncıları pusuda beklemektedir. Ansızın ortaya çıkan Türkler maalesef ordularımızı nehire sürmüş ve birçoğunun boğularak ölmesine sebebiyet vermiştir.” diye geçen bu savaşta tam 70 bin Haçlı askeri bir gecede yok edilmiştir.

1.Murat dönemindeki başarılı savaşların ardında büyük komutanlar vardır, bunların bazıları Orhan Gazi’nin Karesi Beyliğini ilhak etmesiyle Osmanlı ordusuna katılan Evrenos Bey ve Hacı İlbey’dir. Sırpsındığı Zaferi’nin muzaffer komutanı Hacı İlbey de Karesioğullarından Osmanlıya katılmış ve başarılarıyla Murat Han’ın gözdelerinden olmuştu ki Çirmen Savaşı’nın komutanı olacak olan Lala Şahin Paşa’nın emrine itaat etmemesi yüzünden, Şahin Paşa’nın kıskançlığı yüzünden  ve ordu içindeki Karesi ağırlığından hoşlanmayan Osmanlı beyleri tarafından Hacı İlbey Sırpsındığı Zaferinden sadece 1 yıl sonra öldürülmüştür.

cirmen-savas

Çirmen Savaşı öncesindeki olaylar örgüsü aslında Çirmen Zaferi’nin büyüklüğünü ortaya çıkarmaktadır o yüzden detaylı bir giriş yaptım. Osmanlı ordusu Balkanlarda tüm heybetiyle zaferler kazanırken Haçlı ordusu tam bir garabet içindeydi. Sırplar, Macarlar ne yapacaklarını bilemezken Papalık da bu orduya dur demenin şart olduğunu yoksa Rumelide güçlü bir Müslüman ordusunun İstanbul’u kesinlikle ele geçireceğinden emindi. Kutsal İstanbul Müslümanların eline geçemeyecek kadar önemliydi ve Papalık da elinden geleni yapıyor, yeni ordular kurmak için gencecik çocukları askerliğe teşvik ediyordu.

Sırpsındığı hezimetini üzerinden atamayan başta Mrnjavčević ailesi ve diğer Haçlılar bunun intikamı için 1371 yılını seçtiler. Osmanlı topraklarına yürüyen 70 bin kişilik Haçlı ordusu hiçbir kuvvetle karşılaşmadan Çirmen’e kadar geldi.

cirmen-savasi

Önceki hezimetten ders alan Sırp lider, her gece neredeyse tüm orduyu nöbette tutuyordu. Ama Lala Şahin Paşa da Hacı İlbeyden öğrendiği taktiği uygulamaya hazırdı. Ayrıca Şahin Paşa’nın yanında Gazi Evrenos da bulunmakta idi ve o da bu tarz gece baskınlarında tam anlamıyla uzmandı. O Gazi Evrenos ki tüm ailesiyle Osmanlıya yıllarca hizmet etmiş bir ailenin lideriydi. Oğulları kiyürekli Ali Bey ve Evrenosoğlu İsa Bey de yıllarca Osmanlıya hizmet etmiş yine ardından gelen aile üyeleri Osmanlı yıkılışına kadar birçok savaşta, seferde Osmanlı İmparatorluğuna başarılı hizmetlerde bulunmuşlardır.

Savaşa gelelim tekrar, gece olduğunda nöbetçiler fark etmeden çok yakınlara kadar sessizce sokulan 800 kişilik kahramanlar ordusu 70 bin kişilik orduya saldırdı. Önceki hezimetten ders alsa da içlerindeki korkuyu atamayan Haçlı askerleri çil yavrusu gibi dağıldılar ama Osmanlı ordusu bu sefer işi burada bitirip nehre bırakmamaya kararlıydı ve tam bir kıyım yaşandı. Haçlı askerleri birer birer cansız halde toprağa düşerken soylular nasıl kaçacaklarının planlarını yapmaya koyulmuşlardı bile ve mahiyetleri ve koruma askerleriyle kaçmaya başladılar, onları izleyen ordu da onları takip eden Osmanlı askerlerine ya esir düşüyor ya da ellerinde can veriyordu. Nehre yaklaşıldığında Osmanlı askerleri de durmadı ve nehir üstünde kıyım devam etti, kimisi kılıçtan geçirildi, kimisi nehirde boğuldu ve o gün Meriç nehri kıpkırmızı aktı.

70 bin kişilik ordu karşısında sadece 800 kişi yani 90 katı bir fark var. Ayrıca bu bir gece baskını olarak nitelendirilemez zira Sırpsındığı sonrası saldırı bekleniyor ve gece aniden saldırı yapılsa da Osmanlı ordusundan hemen kaçan bir ordu olmuyor Haçlılar ve direniyorlar. Belki de daha fazla kayıplar vermelerinin sebebi de kaçmamaları ve askerlerimizle savaşmaları oluyor.

70 bin kişilik ordunun 50 bini yok edildi ve birçoğu soylu olmak üzere 5-8 bin kişi arasında da esir alındı ve 800 Osmanlı askerinden çok az sayıda şehit verildi.

cirmen-savasi

Osmanlı İmparatorluğu bu savaş sonrasında Drama, Kavala, Serez gibi yerleri ve daha nicesini topraklarına kattı. Artık Makedonya, 1.Murat’ın gelmesini bekleyen nazlı bir gelin gibiydi zira Murat’ın önünde engel kalmamıştı. Makedonya’da bulunan Sırp Prensleri, Bulgar Kralı ve Bizans İmparatoru Osmanlı hakimiyetini tanımak zorunda kaldılar.

Çirmen Savaşı, Hollywood’un el attığı takdirde 300 Spartalı’yı unutturacak bir destandır. Başta da belirttiğim üzere ecdadımızın kahramanlıklarını illa Hollywood’un bize göstermesini beklersek hiçbir şey öğrenemeyiz. Onların 300 Spartalısı varsa bizim çok daha gerçek, çok daha büyük kahramanlık destanımız, efsanemiz var.

Çirmen Savaşı, dünya tarihinin gördüğü en büyük, en ihtişamlı zaferlerdendir. Bu savaşa katılan tüm askerlerimizin ruhları şad olsun.

Son olarak bu savaş için yazılmış olan Yahya Kemal Beyatlı’nın Akıncılar şiirini de yazımızın sonuna eklemeden geçmeyelim.

Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik
Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik

Haykırdı ak tolgalı beylerbeyi “ilerle”
Bir yaz günü geçtik tunadan kafilelerle

Şimşek gibi atıldık bir semte yedi koldan
Şimşek gibi Türk atlarının geçtiği yoldan

Bir gün yine doludizgin atlarımızla
Yerden yedi kat arşa kanatlandık o hızla

Cennette bu gün gülleri açmış görürüzde
Hala o kızıl hatıra gitmez gözümüzde

Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik
Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Bumerang - Yazarkafe
Humans
Akılda Tutulmalı
Her zor ve doğru kararı verdiğinizde biraz daha cesaretleniyorsunuz; ve her kolay ve yanlış kararı verdiğinizde biraz daha korkaklaşıyorsunuz. - Ben Horowitz, Andreessen Horowitz