E-Ticaretin Dayanılmaz Pratikliği ve Türkiye

E-Ticaretin Dayanılmaz Pratikliği ve Türkiye

E-Ticaret’in ne kadar pratik olduğundan uzun uzun bahsetmeyeceğim zira bu yazımda ülkemizdeki e-ticaret’in gelişimindeki ilginç süreçleri incelemeye çalışacağım. Bu süreçler sonrasında da gelecekte e-ticaret dünyasında bizleri neler bekliyor sorusuna da kısmen bir cevap çıkarmış oluruz diye düşünüyorum.

Çaylar hazırsa güzel bir yazıya başlıyoruz. :)

E-Ticaret sadece Ticaretin ”e” hali değildir!

E-Ticareti sadece ticaretin elektronik hali olarak tanımlamanın yetersiz olduğunu ve aslında çok daha fazlasını olduğunu biliyoruz. E-Ticaret sadece ticaretin elektronik ortamdaki hali gibi görünse de aslında e-ticaretle beraber tüm ticaretin kuralları değişti. E-Ticaret, dünya ticaret yapısına köklü değişiklik vuruşları yaparak yeni dünya ticaret yapısını ortaya çıkardı. Artık e-ticaret ayrı tutularak normal ticaret düşünülemez hale geldiyse ve e-ticaretin kendine özgü kuralları ticaretin tüm yapısına sirayet ettiyse, e-ticarete özgü birçok değişkenin normal ticaret yapısına da entegre olduğunu düşünürsek e-ticaret’in sadece ticaretin ”e” hali olmadığını çok rahat söyleyebiliriz. E-Ticaret ile birlikte tüm ticari yapı değişti, değişiyor, gelişiyor.

E-Ticaret, ilk çıkışıyla birlikte her geçen yıl dünyanın her yerinde rekor oranlarla büyümeye devam ederken A.B.D, İngiltere, Çin gibi gelişmiş ülkelerde normal olarak çok daha hızlı ve her şeyden önemlisi kalıcı bir şekilde büyüdü ve gelişti. Bu ve benzeri gelişmiş ülkelerde e-ticaret yapısı geliştikçe bu ülkeler de e-ticareti geliştirdi, ticareti değiştirdi. Bu ülkeleri diğer gelişmiş ülkeler takip ederken gelişmekte olan ülkeler ve gelişmemiş ülkeler de e-ticarete kayıtsız kalamadılar lakin büyüme hızı yıldan yıla yüksek olsa da zamanlama olarak gelişmiş ülkelerin daima arkasında kalan bu gruptaki ülkelerde bir dizi sorunların buna sebep olduğunu görüyoruz. Bu ülkelerde bir dizi sorun gözümüze çarpsa da bu ülkelerde gelişmiş ülkelere göre birçok avantaj da dikkat çekiyor.

E-Ticaret ve Türkiye

Ülkemizden örnek vermek gerekirse, gelişmekte olan ülkeler arasında gösterebileceğimiz Türkiye’nin en büyük avantajı 80 milyonluk nüfustur. Ayrıca genç nüfusun ağırlığı da özellikle e-ticaret gibi bir alanda daha da önem kazanıyor. Türkiye’mizin önemli bir ticaret noktası olması, e-ihracat gibi alanlarda da e-ticaretin önünü açsa da maalesef ülkemizde de sorunlar yok değil. Özellikle ekonomik olarak tüm paydaşlarıyla gelişememiş bir ülke olarak Türkiye’de halkın alım gücü birçok Avrupa ülkesine göre çok düşük düzeylerde seyrediyor. Düşük alım gücüne bir de düşük eğitim seviyesi eklenince halkın e-ticarete katılımı çok yavaş oluyor ve kısa sürelerde istenen düzeylere ulaşılamıyor.

İnternet ve E-Ticaret

Ülkemizde hala internetin faydalarından çok zararları konuşulurken 20 yıllık hatırı sayılır bir süreç geçse de internet hala ön yargıyla bakılan bir dünya olarak görülüyor. Gelişmiş ülkelerin internete çok daha iyi adapte olduğunu, entegre kanunlarla internetin korkulan bir dünya olmadığını halk kitlesine gösterdiğini görüyoruz. Ülkemizde hala internete uyarlanmamış bir çok yasa, kanun varken, bilişim suçları işlenmeden önlenemezken, birçok suç ön görülemezken, halk da doğru bir şekilde bilgilendirilmezken, aslında varlığı internete bağlı olan e-ticaretin de beklenenden yavaş gelişimini açıklayabiliyoruz.

İnternet korkulan bir dünya olarak görüldüğünde e-ticaretin de güvenli bir ticari alan olduğunu kimseye anlatamayız. İnternet dünyasında birçok tehlikenin olduğunun hepimiz farkındayız ki aynı normal dünyanın da birçok tehlikelerle dolu olduğunun da farkındayız ama hiçbirimiz bu dünyada yaşamayalım demiyoruz. Kanunlarla korunan haklarımız olduğu sürece özgür bireyler olarak güvenle hayatımızı sürdürdüğümüz gibi internet dünyasında da düzgün bir şekilde belirlenmiş yasalar çerçevesinde ve bilinçli kullanımla internetten efektif bir şekilde faydalanabiliriz ki internetin dışında kalmayı hala anlayamıyor, anlamak da istemiyorum. Bu durumu Osmanlı İmparatorluğundaki Lale Devrinde matbaaya karşı durmak gibi, Sultan 4.Murat dönemindeki teknolojik gelişmelere karşı çıkmak gibi görüyorum. Gelişime ayak uyduramamak hem ülke olarak hem de ülke insanları olarak bizi dünyanın sadece gerisinde tutmuyor, dünyanın dışında da tutuyor ve dışında kaldığımız dünya bir zaman sonra bizi görmezden gelip, varlığımızdan da habersiz olmak istiyor. Daha sonrasında da bizlerin bu dünyada olmasını da istemiyor. Bunun da en büyük göstergesi Osmanlı İmparatorluğunun yıkılmasını gösterebiliriz ki koca imparatorluk gelişmelere ayak uyduramayınca, dünyanın gerisinde kaldı bir zaman sonra da dünyanın dışında kaldı ve sonra da ortadan tamamen kaldırılmak istendi. Neyse ki, Atatürk gibi bir deha ortaya çıktı da imparatorluğun kalıntısında çok değerli bir Cumhuriyet ortaya çıktı.

Gelişim, gelişmişlik gibi kavramlar geride kalanlara acımaz. Bizler de ülke olarak, ülke insanları olarak gelişmelere, teknolojiye, internete uzak duramayız, bu sefer de treni kaçırırsak tekrar aynı şansımız olmayabilir. Mustafa Kemal Atatürk gibi bir şansımız tekrar olmayabilir.

Teknolojiye bakış açısı, açımız… İçler acısı!

Dünya devi A.B.D’nin eski başkanı Obama’nın teknolojiyle ilgili konuşmasını alt yazılı şekilde izlemenizi tavsiye ediyorum. Teknolojiye gelişmiş ülkelerin bakış açısına sahip olmalıyız.

Konuyu biraz dağıtmış gibi görünebilirim ama aslında konunun temeli buralarda yatıyor. Öncelikle internetle olan ülkece sakat ilişkimizi düzeltmeliyiz ki bu da e-ticarete olumlu şekilde yansısın.

Normal ticaret yapısında düşünülemeyecek birçok kolaylık e-ticaretle birlikte mümkün oldu. E-Ticaret’in sınırları ortadan kaldıran yapısı ve zamanı olağan üstü bir şekilde efektif kullanmaya imkan veren yapısı ticari düzende köklü değişiklikler sağladı. E-Ticaret, ticareti, ticari yapıyı geliştirdi ve daha ilerilere taşıdı. Teknoloji ürünü olması sebebiyle de gelişiminin bir sınırı yok ve e-ticaret geliştikçe ticari yapı da gelişmeye devam edecek.

Şuan…

Şuan için özellikle ülkemizde e-ticaret’in beklenen noktalara gelmediğinden bahsetmiştik. Büyüme hızı gayet güzel lakin istenen noktalara halkın her kesimine bir türlü ulaşamadığından gelmediğini biliyoruz, sebebini de biliyoruz ki işte yukarıda bahsettiğim sebeplerdir.

Lakin; tüm bu olumsuzluklara rağmen ülkemiz birçok Avrupa ülkesinden çok çok daha gelişmiş bir e-ticaret piyasasına sahip ve e-ticaret konusunda dünyada söz sahibi ülkelerden birisi olmaya en güçlü adaylardan biri olarak gösteriliyor. Bunun da en büyük sebebi yazımızın başlığında belirttiğim ”E-Ticaretin Dayanılmaz Pratikliği”dir.

Pratik Hayat…

Günümüzde yavaş bir hayat sürmek istiyorsak önce emekli olmamız gerekiyor. Emekli olsak bile yine de teknoloji ve gereksinimler sebebiyle eski zamanlara göre çok da yavaş bir hayat süremeyiz zira hayat çok hızlı akıyor, gündem çok hızlı değişiyor, gelişmeler ardı ardına geliyor resmen birbiriyle yarışıyor. Zamana karşı bir yarış halinde günlerimizi geçirirken ”pratiklik” can kurtarıcı oluyor. Birçok üründe pratik olması aranırken, zevkler değişiyor, yaşam şekilleri farklı noktalara evriliyor.

Eskiden mobilyada ağır işçilik, şatafatlı ürünler moda iken şimdilerde pratik, az yer kaplayan, birden çok işe yarayan mobilyalar aranıyor. Örneğin bir sehpadan artık çok şey bekleniyor. Eskiden sadece üzerine bardak vs konan ve böylece işlevini yerine getiren sehpalardan artık açılıp koca bir masaya dönmesi veya bir laptop, çalışma masasına dönmesi bekleniyor. Böyle ürünler tercih ediliyor.

Bu ve benzeri ürünleri biliyorsunuz, kullanıyorsunuz. Hatta sadece pratik ürünler satan e-ticaret siteleri mevcuttur. Hayatımızda pratiklik aradığımız, zamandan tasarruf etmeye çalıştığımız, yerden/alandan tasarruf etmeye çalıştığımız bir dönemdeyiz. Sadece kullandığımız ürünler değil, yemek tarzımız da değişti. Örneğin eskiden yemek, ağır ağır yenen tabiri caizse tadı çıkarılan, uzun uzun sohbetler eşliğinde zaman geçirilen bir olgu iken şimdi ”geçiştirme” mantığıyla adeta bir işe dönüştü. Yemeği bir ”iş” gibi görüp hızlıca bu işi atlatmayı gören insanlar o kadar fazla ki, fast food bu sebeple dünyada önlenemez biçimde yükseldi. Çocukların da bu fast food ürünlerine ilgi duymasıyla hızlı yemek yemek, ayak üstü atıştırmak yıllardır önemli bir alışkanlık haline geldi. Artık insanlar, yemek yemeye çok vakit ayırmanın gereksiz olduğunu düşünüyorlar, pratik bir şekilde buna da çözümler üretiyorlar.

Pratik Ticaret: E-TİCARET

Pratikliğin altın dönemini yaşadığı günümüzde e-ticaret de bir anlamda pratik ticaret olduğundan insanlara benzersiz bir zaman tasarrufu yarattığından yukarıda bahsettiğim tüm olumsuzluklara rağmen yükselmeye devam ediyor.

Ülkemizde birçok insan, bahsettiğimiz gereksiz korkulardan e-ticaretten uzak dururken zamandan tasarruf etmek mecburiyeti olması sebebiyle veya zamanı olması sebebiyle biraz da mecburen e-ticaret ile tanışıyor. Çok duyduğum bir sözdür, ”Ya güvenmiyorum ama zamanım da yok gidip saatlerce AVM’de gezemem o yüzden e-ticaret sitesinden aldım.” Bunun devamında da ‘‘Aslında korkulacak hiçbir şey yokmuş sonra bir daha aldım, yine alacağım.” ı da duymam geç olmuyor.

Zaman dışında para tasarrufu açısından da bulunduğu ilde, ilçede istediği ürünü satan az sayıda mağazanın yüksek fiyatla satış yaptığını ama e-ticaret sitelerinde çok daha uygun fiyatlar bulduğunu görerek yine sebepsiz korkuları gereği ”güvenmeseler de” e-ticaret sitelerinden alışveriş yapanlar oluyor.

Sadece tasarruf sebepli değil mecburiyetten de e-ticaretle tanışıp, iflah olmaz bir e-ticaret tutkunu olan tüketiciler de yok değil. Örnek vermek gerekirse, çok sevdiği bir markanın bir ürününü hiçbir fiziksel mağazada bulamayıp e-ticaret sitelerinde kolayca bulunca bu kişiler birden e-ticaret müşterisi olabiliyorlar.

Özetle…

E-Ticaret, birçok karşı konulamaz özelliği sayesinde karşısında ne kadar engel olsa da büyümeye devam ediyor, edecek. E-Ticaret, belki günümüzde hala istediğimiz noktada değil ama özellikle genç nüfusun fazlalığı ve yeni neslin daha da teknolojiye, internete olan alakası sebebiyle yıldan yıla artan rakamlarla büyüyecektir.

Yaşam nasıl tüm zorluklara rağmen bir yolunu buluyor ve devam ediyorsa, betonların arasından bir tohum nasıl oluyor da can buluyor kocaman bir ağaca dönüşüyorsa, e-ticaret’in dayanılmaz pratikliği, kolaylığı, benzersiz özellikleri de tüm olumsuzluklara rağmen Türkiye’de e-ticaretin gelişmesine olanak tanımaya devam ediyor ve devam da edecektir.

Veee çayımızdan son yudumu da alıp bitirelim. :)

Sosyal Medyada Paylaşın:
Etiketler:
e-ticaret türkiye

BİRDE BUNLARA BAKIN

1 Yorum

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Bumerang - Yazarkafe
Humans
Akılda Tutulmalı
Her zor ve doğru kararı verdiğinizde biraz daha cesaretleniyorsunuz; ve her kolay ve yanlış kararı verdiğinizde biraz daha korkaklaşıyorsunuz. - Ben Horowitz, Andreessen Horowitz
Araç çubuğuna atla